Fatih Sultan Mehmet & Çağlar Sultanı
Şaban Çibir ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Sultan II. Murad, Osmanlı tahtına oturduğunda İstanbul’un fethi için ilk adımları atmıştı. Ancak şehrin, Peygamber’in müjdesiyle özdeşleşen kaderi, onun değil, oğlu Mehmed’in omuzlarına yüklenecekti. Bazı kaynaklar, bu kararın ardında Hacı Bayram-ı Veli’nin etkisi olduğunu söylese de, II. Murad’ın genç yaşta tahttan çekilmesi, tarihin akışını değiştiren bir fedakârlık oldu. Ne var ki kader, henüz fethin vakti gelmediğini gösterdi; Murad, zorunlu olarak yeniden hükümdarlığa döndü. Görevini tamamladıktan sonra ise ebedi istirahate çekildi.
Artık sıra, genç padişahınındı. Henüz yirmi yaşında olmasına rağmen, inancı ve azmiyle donanmıştı. İstanbul’u almak, onun için bir varoluş meselesiydi: Ya zafer kazanacak ya da bu uğurda can verecekti. Nitekim öyle de oldu. Dehası, gemileri karadan yürütme hayalini gerçeğe dönüştürdü; "alınmaz" denen surları aşarak "Fatih" unvanını tarihe kazıdı. O, sadece bir hükümdar.