Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
İlhami Algör★★★★★
4.0 · 1.646 değerlendirme
Kitap Hakkında
Müzeyyen’in sesi, içimde bir yerlere çivi gibi çakıldı: *"Her şey yolunda mı sanıyorsun? Adam, kendi yarattığı rüzgârla uçan bir uçurtma. Kadına ancak gece yarısı, telleri takılıp tökezleyerek uğruyor."* Duraksadım. "Ama bu tutku, derin bir şey," diye mırıldandım. Gözlerindeki o keskin bakış, içimi ürpertti. Haklı olabilirdi. *"Derin mi? Sapıkça ve tek yönlü bir tutku işte."* Sözleri havada asılı kaldı, arkasını dönüp gitti.
Hikâye, adamın Müzeyyen’e olan aşkıyla başlıyor. Sevdikçe ruhu genişliyor, evine sığmaz oluyor. Bülbülün feryadı, yazarın hüznü... İncecik bir sigara, yudum yudum içilen bir kadeh, Jak Danyel adlı bir şişe, Hicran adlı bir yara. Tuhaf bir roman bu, adeta. Kafalar dumanlı, kapak açılmasın, biz böyle mutluyuz.
İlhami Algör, aşkın o karmaşık, oyunbaz ve hüzünlü labirentlerinde geziniyor. *Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku*, İtalyan Yokuşu’ndan rüzgârla savrularak Tophane’ye inen bir yolculuk. Avaramu!