Eyfelde Karnaval
Mehmet Akif Ak ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Güneş batarken Paris’in ufkundan süzülen bakır tonları, Eyfel’in çelik gövdesinde dans ederdi. O ışığın peşine düşmüştük bir zamanlar; koşarak, umutla, sanki yakalayabilirmişiz gibi. Ama güneş Atlas Okyanusu’nun derinliklerinde kaybolduğunda, biz hâlâ Eyfel’in gölgesindeydik. Karanlık, metalik uğultularla dolu bir labirente adım atmıştık sanki. Göz gözü görmeyen bu dehlizde, kule şeytanlarının çığlıkları beynimizi sarıyordu.
Promete’nin Balosu’na çağrılarımız vardı; Eyfel’in dibinde kurulmuş, insanlığın kurban edildiği bir karnaval. Babil’den beri süregelen bir lanet gibi yükseliyordu bu kule; göğü yere indirmek için değil, insanı yutmak için. Çelik devrinin simgesi, hırçın bir yumruk gibi dikilmişti karşımızda. Işıklar çoktan sönmüştü. Kalabalık, aydınlıksız bir tünele dalar gibi karanlığa karışıyordu. Girenler çoktu, ama çıkanlar... Onları saymak mümkün müydü?