Evrencik Ayazı
Hakkı Cemal Doğu ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Evrencik Köyü, kışın acımasız soğuğuyla boğuşuyordu. Kar taneleri, fırtınanın hırçın esintisiyle dans ederken, cami avlusundaki selvi ağaçları adeta secde ediyordu. Rüzgârın şiddetiyle bir o yana bir bu yana savrulan dallar, kopup arpalıklara doğru uçuşuyordu. Köy halkı, sıcak yataklarında derin uykularına dalmışken, İrfan Hoca, ayazın keskin soğuğuna meydan okuyarak evinden çıktı. Caminin yolunu tutarken, buzdan bir bıçak gibi yüzünü kesen rüzgâra karşı zorlanıyordu. "Bu nasıl bir soğuktur böyle?" diye mırıldandı içinden. "Sergen bile, hem daha yüksekte hem de ormanla çevrili olmasına rağmen, Evrencik kadar dondurucu değil. Bu ayazın sırrı ne acaba?" Hoca, köyün bu gizemli soğuğuyla bir kez daha yüzleşirken, Evrencik’in kışının sadece kar ve fırtınadan ibaret olmadığını bir kez daha anlamıştı.