Esir Edilemeyen Türk Kürşad
Esat Şişman★★★★★
5.0 · 5 değerlendirme
Kitap Hakkında
Gökyüzü al al olmuş, atların nal sesleriyle yankılanırken Kürşad’ın sesi, yiğitlerin yüreğinde ateş gibi yanıyordu. "Kılıçlarımız kınından çıkana dek vuruşacağız! Belki bu topraklar kanımızla sulanacak, belki bedenlerimiz burada kalacak; ama adımız, destanlarımız, Bozkurt’un özgür ruhu sonsuza dek yaşayacak. Düşman, Türk’ün korkusunu yüreğine nakşedecek, dostlar ise cesaretimizle gururlanacak. Biz burada uçmağa varsak bile, arkamızdan gelenler sancağımızı kaldıracak, Türk’ü zincirlerinden kurtaracak. Zafer bizimdir, ister göğe yükselerek ister toprağa düşerek!" Çerileri, bu sözlerle coşkuya kapıldı, hep bir ağızdan haykırdılar: "Canımız sana, Türk’ün özgürlüğüne feda olsun Başbuğ!" And içtiler, gök gürlercesine. Kürşad’ın sesi, Çin saraylarını titretti, dağları aştı, dört bir yana yayıldı. Onlar kaybeder gibi göründüler, ama aslında Türk’ün onuru, hiçbir zaman esir alınamayacak bir zaferle taçlandı.