Endülüslü Zidyar Son Anka
Ahmet Baydar★★★★★
4.0 · 37 değerlendirme
Kitap Hakkında
Mekke yolunda, Cidde’den gelen tozlu bir patikanın kıyısında, tek gözlü bir kulübenin gölgesinde iki nöbetçi bekliyordu. Biri sorular sorarken, diğeri başındaki örtünün ucuyla yüzüne vuran sıcağı silerken, kucağındaki tomar kâğıda notlar düşürüyordu. Yazdıklarının yarısı terden dağılıyor, kimse fark etmiyordu. "Endülüs’ten geldim," diye söze başladı gelen adam, "adım Muhammed, İbn Arabi derler bana." Henüz güneş doğmamıştı ki, arkasında duran gülümseyen, kara sakallı bir adam seslendi: "Şeyh, sana Zidyar da diyebiliriz!" Sıcak, toz ve sessizlik, bu karşılaşmanın tek tanığıydı.