Elsa’nın Mecnunu Aragon
Erdoğan Alkan ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Şair Louis Aragon’un şiiri, bir ustura gibi keskin; düşünceleri, yıldırım hızıyla akıp giden bir nehir gibi. Pablo Neruda’nın deyimiyle bir "zekâ makinesi", hem yaratan hem de yaralayan bir güç. Onun dizelerinde gülümseten bir soytarının yanı başında, acımasız bir palyaçonun gölgesi uzanır. André Gide, uzun süredir okuduğu şiirler arasında Aragon’unkileri en taze, en çarpıcı bulduğunu itiraf ederken, aslında onun unutulmadığını, tam tersine, her satırında yeniden doğduğunu fark eder. Aragon, kelimeleriyle bir labirent kurar; içine giren, çıkış yolunu kaybeder ama bu kayboluşun büyüsüne kapılmaktan da vazgeçemez. Şiirleri, hem geçmişin izlerini taşır hem de geleceğe açılan kapıları aralar. Onu okumak, bir yangının ortasında durup alevlerin dansını izlemek gibidir: tehlikeli, büyüleyici ve asla unutulmaz.