Dut Kokusu
Sevil Kesimal ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Anılar, bazen bir rüzgârın hafif dokunuşuyla, bazen de uzaklardan gelen bir şarkının nağmesiyle yüreğimizde canlanır. Geçmişin o incecik perdesi aralanır; çocukluğun tozlu sokakları, mahallenin dut ağaçlarının gölgesi, annenin ördüğü kazakların yumuşaklığı ansızın beliriverir. Bir fincanın üzerindeki soluk mavi çiçek desenleri, koridorda yuvarlanan topun sesi ya da yağmurlu bir akşam camdan süzülen sarı ışıklar... Hepsi, zamanın durduğu o anlarda bizi yeniden sarar.
Bazen farkında olmadan ne kadar saf olduğumuzu düşünürüz. Bir koku, bir dokunuş, hatta uzaklardan gelen bir ses, içimizdeki o derin kuyuya düşmemize yeter. Ruhumuz, tanıdık bir sokağın köşesinde kaybolur; mermer bir basamaktaki çatlak, yılların izini sürmemize vesile olur. Unuttuğumuzu sandığımız her şey, aslında köşe başında sessizce bekliyordur. Ve biz, o anların kucağında buluruz kendimizi – hem huzurlu, hem de biraz ürkek.