Düş Kefeni
Emine Tavuz ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Mahşer, kendini iki yüzlü bir iblis gibi görürdü; bir yandan gülüp eğlenirken, diğer yandan acımasız planlar kurardı. Duman’la birlikte çıktıkları intikam yolculuğu, zaferle sonuçlanacakmış gibi görünse de, işler umduğu gibi gitmedi. Çocukluğundan beri kalbiyle savaşan Duman, Mahşer’e aşkı hatırlattığında, ikisi de gerçek zaferin birbirlerinde saklı olduğunu fark etti. Her sabah Duman’ın Mahşer’e uzattığı güller, dikenli bir aşkın simgesine dönüştü. Kan ve kırmızının arasında savrulan bu ilişki, üç günlük bir cehennem bile olsa, dördüncü günü de birlikte geçirmeyi başardı. "Sen okul koridorlarında düşerdin, benim dizlerim sızlardı," diye fısıldardı Mahşer. Duman ise, o sokak köşesindeki kadının "Bir gül al," demesiyle başlayan serüveni anlatırken, aslında güllerin renginin Mahşer’e yakıştığını düşündüğünü itiraf ederdi. Aşk, bazen en keskin dikenlerin arasında bile yeşerirdi.