Düğümlere Bitişik
Merve Sevde Selvi ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Gece yarısı, terk edilmiş bir istasyonda, paslı vagonların gölgesinde oturuyoruz. Tren çoktan gitmiş, geride yalnızca demirin soğuk kokusu ve karanlığın ağırlığı kalmış. Gözlerim, vagonların arasındaki boşluklara takılıp kalıyor; bir an, o karanlığın içinde bir şeyin kıpırdadığını sanıyorum. Sanki biri, "Gel, arkamdan yürü," diye fısıldıyor kulağıma. Ama ben korkuyorum. Parmaklarımın ucuna dolanan, bileklerimi sıkan bir şey var – belki bir ip, belki bir gölge. Ne olduğunu seçemiyorum. Ellerimi silkip atmaya çalışıyorum, ama ne kadar uğraşsam da kurtulamıyorum. Uzaktan bir tren düdüğü yankılanıyor. Raylar, donmuş toprağın üzerinde titrek bir ışık bırakıyor. Kar taneleri düşmeye başlıyor. "Hiç posta treni gördün mü?" diye soruyor içimden bir ses. Cevap veremiyorum. Çünkü biliyorum ki, bu sorunun ardında başka bir şey var – geçmişin izleri, unutulmuş hikâyeler, belki de hiç çözülmeyecek düğümler.