Doz
Burhan Tek ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Ofis sessizliğini yırtan bir çıkışla irkildik hepimiz. Masamın karşısındaki adam, öfkesini kâğıtlara değil, doğrudan bana yöneltmişti: "Hasta birine derdini anlatırsın, o da hemen yazıya döker mi sanıyorsun? Bu edebiyat değil, saygısızlık bile değil – boş bir gösteriş!" Sesi odayı doldururken, yanımda çalışanların bakışları bana çevrildi. Ellerimle sakin olmasını işaret etsem de, içimdeki öfke kabarmıştı. Kimdi bu adam, hangi hakla benim yazdıklarımı yargılıyordu? Üstelik usul nedir, diyalogun inceliği yok muydu? Oysa ben, hiçbir hastanın acısını hikâyeye çevirmediğim gibi, kimsenin de bunu benden beklemesine izin vermemiştim. Yazmak, bu kadar basit miydi peki?