Dokunma!
Simay Antep ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Apartmanın loş girişinde, yıllardır fark etmediği bir kapı dikkatini çekti. Bekir anahtarı çevirip içeri süzüldüğünde, karanlık ve dar bir oda karşıladı onları. Dışarıdan sızan ışık, tozlu havada dans eden zerreleri aydınlatıyordu. Odun, küf ve yılların biriktirdiği ağır bir koku, boğazına doldu. Eski bir koltuk, kırık bir sandalye... Her şey unutulmuşluğun izlerini taşıyordu. "Neden buradayız?" diye sordu, sesi titrek. Bekir, kenardaki yıpranmış battaniyeyi alıp yere serdi, yanına çağırdı. Tozlar havalanırken, küf kokusu burnuna işlemişti bile. "Sadece ikimiz olalım," dedi Bekir, gülümseyerek. Oysa o an, neyin başlayacağından habersizdi. Elleri dudaklarına uzandığında, "Dur," diye fısıldadı ama sesi boğuldu. Bekir’in nefesi hızlanmış, gözleri kararmıştı. Her şey bir anda olup bitti. Acıyla haykırdığında, eliyle ağzını kapattı. "Sus, komşuları uyandıracaksın." Çığlıklarını yutarken, ilk şokun ardından.