Doktorum Altın Kafeste
Şaban Şimşek ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Hekimlik, sonsuz bir öğrenme yolculuğudur. Hipokrat’ın dediği gibi, sanat uzun, hayat kısadır; Ernest Hemingway ise ustalığın bile bir sınırı olduğunu hatırlatır. Esat Işık Paşa’nın dizelerinde yankılanan o çaresiz arayış, aslında her doktorun içine düştüğü bir ikilemdir: İnsan bedeninin derinliklerine inerken, ruhun gizli yaralarına nasıl dokunur?
Ameliyathaneye götürüldüğünüzde, soğuk ışıklar altında kendinizi birden cansız bir nesne gibi hissedersiniz. Ta ki biri “Alerjiniz var mı?” diye sorana kadar. O an, umudun hâlâ sizinle olduğunu fark edersiniz. Hasta olmak, bazen en savunmasız anlarınızda bile birilerinin size inandığını görmektir.
Karadenizli bir hasta, fıtık ameliyatı için masaya yatırıldığında, son iç çamaşırını da çıkarırken kasığında bir not bırakır: “Fıtığım sağ tarafta, kolay gelsin!” Tedbiri elden bırakmayan bu hasta, hem doktoruna yol gösterir hem de insanın ne kadar hazırlıklı olursa.