Doğa Tarihi
Hakan Bıçakcı★★★★★
4.0 · 25 değerlendirme
Kitap Hakkında
Doğa’nın dünyası, kendi ekseni etrafında dönmeyen bir gezegen gibiydi. Her şeyin ortasında durmak, herkesten ayrıksı görünmek, göz kamaştırıcı bir fark yaratmak zorundaydı. Ofis koridorlarında yankılanan ayak sesleri, başarıya aç gözlerle süzülen bakışlar, takdirin ve kıskançlığın keskin ışığı altında soluk alıyordu. Yıllar geçtikçe etrafında beliren küçük figürler, bu takıntının gölgesinde şekilleniyordu. Kırk iki yaşında bir çocuktu o; pembe tonlarda, lacivert lenslerle, ılık bir parfüm bulutunun içinde. Göğüslerine silikon düşünüp düşünmemek, site güvenliğinin "Etiniz nasıl pişsin?" sorusuna takılıp kalmak, plazanın soğuk katlarında yarı İngilizce sunumlar yapmak... Cafe Jungle’da otururken, Londra sokaklarında Sepultura tişörtüyle dolaşırken, elektronik sigarasının dumanına karışan anılarını düşünüyordu. Yaz mevsimi, onun için bir kurtuluş gibiydi. Sosyal medyada "bomba gibi" yorumlar yağarken, alevin.