Dinler tarihçileri gözüyle Türkiye'de misyonerlik
Bilinmeyen Yazar ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Osmanlı İmparatorluğu’nun çok kültürlü yapısı, farklı inançların bir arada yaşadığı benzersiz bir düzeni yansıtır. Devlet, hukukunu yüce çıkarlar doğrultusunda şekillendirirken dinin kutsallığına da özen gösterirdi. Öyle ki, İslam’ın yanı sıra Hristiyan, Yahudi ve hatta Budist topluluklar barış içinde varlıklarını sürdürürdü. Oysa bugün benzer sorunlarla karşılaşmamız, geçmişin bu dengeli yapısından uzaklaştığımızın bir göstergesi olabilir.
Avrupa’nın Osmanlı pazarlarına yönelik ticari ilgisi de dikkat çekicidir. 17. yüzyılda yaşamış Kont Marsigli’nin gözlemlerine göre, Avrupalı tüccarlar mallarını Osmanlı limanlarına getirir, satışlarını tamamladıktan sonra ülke içlerine giriş izni bulamazlardı. Osmanlı’nın kendi ürünleri ise imparatorluk genelinde öylesine ustaca dağıtılırdı ki, bazı alanlarda yerli üretimle rekabet etmek bile zordu. Bu durum, devletin ekonomik ve sosyal düzenindeki incelikli yapıyı.