Die Unsichtbare Sammlung
Stefan Zweig ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
1920'lerin Almanya'sında, hiperenflasyonun pençesinde kıvranan bir ülke: ekmek almak için bavullar dolusu para gerekir, servetler bir gecede erir. Stefan Zweig'in bu kısa ama etkileyici öyküsü, o çalkantılı günlerde geçer. Bir sanat tüccarı, babasından devraldığı galerinin tozlu kayıtlarında, Birinci Dünya Savaşı öncesinin en sadık müşterilerinden birinin adına rastlar. Merakla ziyaret ettiği yaşlı adamın evinde, göz kamaştırıcı bir sürprizle karşılaşır. Adam, yıllar içinde topladığı değerli gravürleri, enflasyonun yıkıcı etkisiyle elinden çıkarmak zorunda kalmıştır. Şimdi ise, boş çerçevelerin karşısında, her bir eseri öyle canlı anlatır ki, Dürer'in "Melankoli"si neredeyse duvara asılı duruyormuş gibi gelir. "Bunu duysalar, Berlin'deki bütün müze müdürleri ve sanat tacirleri ayağa fırlar," der yaşlı koleksiyoner, hayal meyal gülümseyerek. Zweig, bu dokunaklı sahnede, kaybedilen güzelliklerin ve umutların izini sürer.