Dicle’ye Atılan Karanfilim Ben
İsa Tekin ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Diyarbakır Cezaevi’nin demir kapıları, 12 Eylül’ün karanlığında nice umudu yutmuştu. İşkencenin, zulmün kol gezdiği bu duvarlar arasında, bir şairin yüreği de kanadı kırık bir kuş gibi çırpındı. İsa Tekin, o günlerin acısını, direnişini ve hüznünü dizelere dökerek, unutulmaz bir tanıklık bırakıyor. "Vurulduk" diye haykırırken, Dicle’nin suları kızıla boyandığında bile umudu elden bırakmıyor. Ahmet Arif’in izinde, Orhan Kotan’ın inancıyla, Mezopotamya’nın hüzünlü toprağına karanfiller atıyor. Zindanda tükenmeyen, işkencede bükülmeyen bir ses; acıyı şiire, direnişi sevgiye dönüştürüyor. Güneşin ve ateşin çocuğu olarak yeniden doğuyor her dizesinde. Bu şiirler, sadece bir dönemin değil, insanın onur mücadelesinin de notası.