Devrimci Bir Pusula: Gezi
Derya Fırat ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Gezi Direnişi, Türkiye’nin yakın tarihinde bir dönüm noktası olarak belirdi: 12 Eylül’ün gölgesinde şekillenen, 2000’lerle birlikte daralan toplumsal hayal gücünde beklenmedik bir gedik açtı. Muhalif kesimlere ortak bir dayanışma duygusu aşılayan, görünür olmanın bile başlı başına bir direniş haline geldiği bu süreç, aynı zamanda yenilginin de habercisi miydi? Bugün, otoriter gölgelerin giderek uzadığı bir dönemde, Gezi’nin bıraktığı izlerle nasıl yüzleşeceğiz? Onu bir yas nesnesine mi dönüştüreceğiz, yoksa anımsamanın ötesinde bir anlam arayışına mı gireceğiz?
Yıkıcı bir enerjiyle patlak verip zamanla bastırılan hareketler, ardında hüzünlü bir parıltı bırakarak kaybolup gider. Peki, bu izlerden nasıl bir yol çizebiliriz? Solun geçmişteki yenilgileri, bugünün imkânları ve geleceğin olasılıkları arasında bir köprü kurmak mümkün mü? Gezi’yi merkeze alarak geçmişi sorgulayan, bugünü anlamlandıran ve yarına.