Dersim
Muzaffer Oruçoğlu★★★★★
5.0 · 12 değerlendirme
Kitap Hakkında
Seyit, askerlerin sert itişiyle loş bir odaya sürüklendi. Etrafını saran soğuk namluların parıltısı, titrek lamba ışığında daha da ürkütücüydü. Duvar dibindeki köşeye sıkıştırıldığında, pencereden süzülen ışıkta oğlunun solgun yüzüyle göz göze geldi. Boğazına düğümlenen acı, çaresizliğin ağırlığı altında ezilirken, çevresindeki silahlı gölgelere bakakaldı. "Ne yapalım ihtiyar, emir kuluyuz," dercesine omuz silkip duran o soğuk yüzler, ona hiçbir umut vaat etmiyordu. Dik duruşunu bozmadan, gözlerini İhsan Bey’e çevirdi ve sesi titremeden konuştu: "Son bir ricam var efendim... Beni oğlumdan önce asın.