Dergâh
Bilinmeyen Yazar ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Lise birinci sınıftayken on altısında, incecik bir gençtim. Saçlarım dimdik, ne yapsam yatmıyordu; bu halim beni çileden çıkarıyordu. Babam alay edercesine, "İnatçı adama yaraşır bir saç bu, dedene çekmişsin besbelli. Keşke annen gibi yumuşak başlı olsaydın," derdi. Keşke... Annenin altın sarısı, ipek gibi saçlarını, en çok da o masmavi gözlerini özlüyorum. "Benim oğlum okuyacak, büyük bir memur olacak," diye hayaller kurar, sonra da babama göz kırpardı. Babam ise dudak büküp, "Biz okuduk da ne oldu sanki," diye omuz silkerdi. İki zıt dünya, tek bir evin içinde...