Denemedi Demeyin
Gülayşe Koçak ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Evde kelimeler hep başroldeydi. Babam, sözcüklerin peşinde bir koleksiyoner gibiydi; yeni duyduğu her kelimeyi, anlamı ve örnek cümleleriyle birlikte küçük kâğıtlara not alır, gün boyu cebinde taşırdı. Bu kâğıtlar, ikiye katlanmış A4’lerden kesilmiş, her biri beş altı sözcüğü barındıran minik kartlardı. Yabancı dilde olsun, Türkçe olsun, fark etmezdi; öğrenir öğrenmez hemen yazıya döker, unutmamak için sürekli göz atardı. Annemse tam tersiydi; kelimeleri sezgileriyle kavrar, sözlük karıştırmaya gerek duymazdı. Babam üç, annem dört dil konuşurdu ama evdeki tartışmaların çoğu kelimelerin anlamı üzerineydi. Bir sözcüğün tanımı için onlarca sözlük karıştırılır, sayfalar didik didik edilirdi. Babam ne kadar titizlenirse titizlensin, sonunda genellikle annemin içgüdüleri galip gelirdi. Kelimeler, evdeki bu sessiz ama renkli savaşın en sadık tanıklarıydı.