Coşkuyla Ölmek
Şule Gürbüz★★★★★
5.0 · 227 değerlendirme
Kitap Hakkında
Zamanın acımasız akışında, her şeyin önceden çizilmiş bir kader gibi belirginleştiği o uzun bekleyiş... Başlangıcı, ortası, sonu bilinen bir yolculukta, insanın dayanma gücüne sınanması ne kadar ağırdır. Tanrı bile bu sonsuz bekleyişin içinde midir acaba? Her şeyin kaçınılmaz sonunu bilmek, ama yine de o anın gelip çatmasını izlemek... Gelip geçen her şey, bir rüya gibi silinip gider mi? Uyanınca "Neyse, sadece bir rüyaymış" deyip yeniden uykuya dalmak gibi mi yaşamak? Hem yaşama hem ölüme yazık değil mi? Bu kısır döngüye, bu anlamsız bekleyişe...
Mezarlıklardaki sessiz serviler, nisan sonlarında açan katırtırnakları, telaşla koşuşturan karıncalar, mezar taşına konup bağıran kargalar... Hepsi bu boşluğun tanıkları. Ölüme ağlayan şairin gözyaşları, yaşamın var olduğunu sanan filozofun nefesi, ilk yıllarında şen şakrak koşup zıplayan kedinin tırnakları... Ağdaki balığa, lokantada onu bekleyen anguta, umutla.