Çok Manidar
Nurullah Çakmak ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Gece, içindeki ağırlığı taşıyamayan bir ruh gibi çöküyordu omuzlarına. Adımları, bilinmezliğin karanlığında kaybolan bir yolcunun telaşıyla hızlanıyordu. Ne kadar gideceğini, hangi virajın ardından ışığın belireceğini kestiremiyordu. Önünde iki seçenek vardı: Ya aydınlığa ulaşacak ya da bu sonsuz boşlukta eriyip gidecekti. Her adım, hem bir kurtuluş umudu hem de yok oluşun habercisi gibiydi. Karanlık, sadece dışarıda değil, içindeki derin çukurlarda da büyüyordu. Işık, bir hayal miydi yoksa gerçekten var mıydı; bunu bilmeden yürümeye devam ediyordu.