Çirkin
Hakan Karakaya ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Yaşamını hüznün gölgesinde sürdüren bu adam, yıllardır anıların ağırlığına teslim olmaktan kaçınıyordu. Çünkü biliyordu ki, derinliği olmayan hüzünler insanı içten içe kemirir, parçalar. Yalnızca bir anın hüznüne hakkını vermek, ömrü boyunca yeterliydi ona. Daha fazlası, geçmişin acımasız tuzaklarına düşmek demekti. Ona göre gerçek tat, mükemmel bir anın saflaştırılmasıydı; umutların, beklentilerin kirinden arındırılmış, saf bir hüznün damıtılması. Gelecek, belirsizliklerle dolu, riskli ve telaşlı bir zaman dilimiydi. Oysa en kusursuz ana zaten sahip olmuştu. İmkansız denebilecek bir ihtimalle gerçekleşen bu an, gelecekteki sıradanlıklara tercih edilir miydi hiç? Zamanın peşinde koşarak yaşlanmak, solup gitmekten başka neydi ki?