Çimdik’ten Dürtü’ye
Seher Keçe Türker ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Zeliha, genç yaşta yalnız kalmanın acısını bu küçük kıyı kasabasında her gün yeniden yaşıyor. Gözler üzerinden eksik olmuyor; erkeklerin bakışları, kadınların imalı gülüşleri, sanki hayatın her anı bir yargıya dönüşüyor. "Dul" kelimesi, adının önüne geçmiş, kimliğini gölgede bırakmış. Ne gülse ayıp, ne ağlasa garip karşılanıyor. Sanki kocası ölmekle ona ait olan her şeyi de beraberinde götürmüş. Her adımında, her sözünde bir hesap varmış gibi hissediyor. "Keşke önce ben ölsem" diye geçiriyor içinden, belki o zaman bu bakışlar, bu laflar, bu yalnızlık olmazdı. Ama gerçek değişmiyor: Zeliha, bu kasabada artık sadece bir gölge, başkalarının merakına, dedikodularına terk edilmiş bir kadın. Kırmızı çerçeveli gözlükleri takıp dışarı çıktığında bile, içindeki boşluğu kimse göremiyor.