Çerkesler & Edebiyat ve Kültür Tarihi
Turabi Saltık ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Tarihin derinliklerinde halkların kimlikleri, kendi verdikleri adlarla değil, çoğu zaman komşularının onlara yüklediği isimlerle anılır. Bu durum, bazen yanlış anlamalara, hatta yüzyıllar boyu süren yanlış kullanımlara yol açar. Türk tarih yazımında sıkça karşılaşılan iki örnek, "Tatar" ve "Çerkes" adlarıdır. Bugün Kırım ve Kazan Tatarları olarak bildiğimiz toplulukların, aslında tarihteki Moğol-Tatarlarla hiçbir bağlantısı yoktur; onlar, Kıpçak, Bulgar ve diğer bozkır halklarının birleşiminden doğmuştur. Aynı şekilde, Kafkasya’dan gelen hemen her topluluğa "Çerkes" demek, yaygın ama yanlış bir alışkanlıktır. Hatta Ruslar, bir dönem Ukraynalılara bile "haydut" anlamında bu adı takmıştır. Türkmen, Kazak, Özbek ve Karaçay gibi farklı topluluklar arasında da "Çerkes" adını taşıyan boylar bulunur. Eski Türkçede "çar" kelimesinin "saç" anlamına gelmesi, bu ismin kökenine dair ipuçları sunsa da, tarih boyunca.