Cennet Ayracı
Mehmet Mollaosmanoğlu★★★★★
4.0 · 84 değerlendirme
Kitap Hakkında
Yaşadıklarının ne kadarı gerçekten senindi? Sevdiğin insanlar, paylaştığın anlar, belki de sadece zihninin bir oyunu muydu? Tayga ve Zeynep, ölümün soğuk nefesini enselerinde hissettikleri o mağarada, son bir kez birbirlerine sarılırken bu sorunun cevabını arıyorlardı. Baraj gölünün yükselen suları, onları yutmak üzereydi; köyleri, geçmişleri, her şey uzaklarda, yağmurun sisinde kaybolmuştu. Tayga, Zeynep’in alnına düşen saçlarını okşarken, onun kalp atışlarının sesini duyabiliyordu. "Seni seviyorum," diye fısıldadı, belki de ilk kez. Zeynep’in dudaklarından dökülen "Ben de" sözleri, son bir umut gibiydi. Ölüm geliyordu, ama onlar hâlâ birbirlerinde yaşıyordu. Göl, önlerinde sonsuz bir örtü gibi uzanırken, mağaranın ağzından görünen köy, bir rüyanın parçası gibiydi artık. Su yükseldikçe, bedenlerini saran soğuk, Azrail’in dokunuşunu hatırlatıyordu. Belki de son nefeslerinde, gerçek olan tek şey birbirleriydi.