Çatlaklar
Göktuğ Canbaba★★★★★
4.3 · 32 değerlendirme
Kitap Hakkında
Seksenlerin solgun renkleri, bej duvarlarda hâlâ bir anı gibi asılı duruyor. Oturma takımının eskimiş kumaşı, geçmişin sessiz tanığı misali salonu kuşatmış. Fiskos masasının üzerinde unutulmuş sigara paketleri, kristal kâsede bekleyen şekerler, sanki zamanı durdurmuş gibi. Gözler, bu sıradan eşyalara takılıp kalıyor; her biri, görülmeyi bekleyen bir hikâye taşıyor. "Başkaları bu odaya baksaydı, benim gördüğümü asla göremezdi," diye geçiyor içinden, adeta fisıldar gibi. Vitrinin karşısına geçip ellerini beline dayıyor. İçindeki biblolar, kahve fincanları, desenli tabaklar... Hepsi, dokunulmayı, alınmayı bekliyor sanki. Gözüne kestirdiği minik geyik biblosunu cebine indiriyor, kahve fincanını dolaptakilerden biriyle değiştirip ceketinin cebine yerleştiriyor. Acele etmeden, her şeyi eski haline getiriyor. Şeffaf şemsiyeyi kemerine takıp aynada kendine bakıyor, dudaklarında beliren gülümsemeyle. "Bunlar da.