Çarşamba Köprüsü’nde Rapsodi
Cemil Biçer ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İris Nehri, Kösedağ’ın eteklerinden kopup Anadolu’yu bin bir kıvrımla aşarken, Çarşamba Köprüsü’nde son kez duraklıyor denize kavuşmadan önce. Bu köprü, yalnızca taş ve suyun buluştuğu bir geçit değil; yüzyılların iç içe geçmiş hikâyelerinin, unutulmuş çığlıkların, hüzünlü türkülerinin yankılandığı bir sahne. Bozkırın sert rüzgârıyla savrulan bir destan burada, Adige’nin hüzünlü ezgileriyle buluşuyor; Alevi nefesleri, ortak bir acının nakaratını fısıldıyor sanki. Her taşında bir yaşamın izi, her dalgasında bir gözyaşının tuzu var. Nehrin suları, bu topraklarda soluk almış herkesin ortak kaderini taşıyor: Çileyi, direnci, sessizce akan bir hüznü. Çarşamba Köprüsü’nde durup dinlerseniz, Anadolu’nun kalp atışlarını duyarsınız – bazen coşkulu, bazen kırık, ama her zaman gerçek.