Büyük Duvar - 2
Şevki Özbilen ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İl Han, devletin bekası için akıl ve sabrın yol gösterici olması gerektiğini vurgularken, oğlunun gözleri savaşın heyecanıyla parlıyordu. "Hırs, aklı gölgede bıraktığında felaket kaçınılmaz olur," diye uyarıyordu yaşlı hükümdar. Genç komutan ise zaferin eşiğinde olduklarını, önlemlerin alındığını, artık kaderin akışına güvenmekten başka çare kalmadığını söylüyordu. Tengri’nin iradesine boyun eğmek, sabırla beklemekten başka ne yapılabilirdi ki? Terasa çıktıklarında göz alabildiğine uzanan ovalar, vadiler ve dağlar, yürüyen ordunun görkemiyle dolup taşıyordu. Her adım, bir imparatorluğun kaderini yeniden yazacak mıydı? Yoksa Tengri’nin sınavı daha yeni mi başlıyordu?