Bulgaristan Türkleri Üzerine Araştırmalar II
M. Türker Acaroğlu ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Balkan coğrafyasının her köşesi, adeta birer tarih belgesi gibi dillerin izini taşır. Bir yerin adı, o topraklara sahip olan halkın kimliğini fısıldar geçmişten. Osmanlı’nın fethettiği topraklarda, eski yer adları genellikle korunmuş; yalnızca söylenişleri Türkçe’nin ahengine uyarlanmıştı. Yeni kurulan yerleşim yerlerine ise Anadolu’dan getirilen isimler verildi; böylece kökler, yeni yurtlarda da yaşatıldı. Savaşların, göçlerin ve yeniden iskânın izleri, harap olmuş köylere aşiretlerin yerleştirilmesiyle silindi; Balkanlar, adeta Osmanlı’nın izlerini taşıyan canlı bir mirasa dönüştü. Beş yüzyıl süren egemenlik, bu topraklara öyle derin bir damga vurdu ki, bugün Balkanlar’ın kendisi bile Osmanlı’dan bağımsız düşünülemez. Adlar, sınırlar ve kültürler, geçmişin sessiz tanıkları olarak hâlâ konuşmaya devam ediyor.