Buharalı Derviş Emir Sultan
Mahmut Ulu★★★★★
5.0 · 18 değerlendirme
Kitap Hakkında
Emir Sultan, adıyla anılan o yüce makamların ardında, kendi gözünde yalnızca bir gölgeydi. Ne bir güneşin ışığına sahip olduğunu düşündü ne de emirlik unvanının yükünü taşıdı. Yüreğindeki fırtınalar, göğsünde saklı kalan sancılarla doluydu; kimse bilmedi bu acıların ne zaman başladığını, kanatlarının hangi rüzgârda kırıldığını. Her adımında içine saplanan hıçkırıklar, bedenini bir mesken gibi sardı. Oysa sığınacak bir köşesi bile yoktu. Yolculuğu varlıkla değil, yoklukla geçti; varmanın ne demek olduğunu bilmedi, ama yanmanın ateşini yüreğinde hep hissetti.
Tarih onu kerametlerle, övgülerle anlatırken, o kendini sadece bir derviş olarak gördü: Buharalı, bağrı yanık, dedesi Resulullah’ın torunu olmaktan başka bir meziyeti olmayan bir serçe. Babasının anlattığı "Kanadı Kırık Kuş" masalındaki gibi, hüzünle dolu, kimsesiz. Ne makamlar ne de övgüler, içindeki o kırık kanatları onarmaya yetmedi. Emir Sultan,.