Birinci Kıyamet & Güneşin Battığı Yer
Buğra Gülsoy★★★★★
5.0 · 30 değerlendirme
Kitap Hakkında
Sabri, gençlik günlerinin kör kibriyle Tevfik Öğretmen’in uyarısını kulak ardı etmişti: "Sular yükselince balıklar karıncaları yutar, çekilince de karıncalar balıkları. Her şeyin sırrı suyun akışında." Oysa o, bu sözlerin ardındaki derin anlamı ancak yıllar sonra kavrayacaktı. "Ne fark eder ki?" diye düşünmüştü o zamanlar, "Birinin diğerini yemesi kaçınılmaz değil mi?" Öğretmenin yüzündeki o sessiz gülümseme, sorusuna değil, cevabının naifliğineydi. "O halde suya hiç girme." Peki, suya girmemek korkaklık mıydı? Bugün, o satırları kaleme alırken, Tevfik Öğretmen’in ne demek istediğini çok iyi anlıyor. Ama artık çok geç. Kim bilebilirdi ki, kendi zamanında attığı küçük bir adımın, gelecekteki tüm zamanı ateşe vereceğini?
Sabri, hiç görmemesi gerekenlere tanık olan adam oldu. Kendi elleriyle başlattığı yangın, bütün zamanı kül etti. Önce dünyaya düştü, sonra dünyadan. *Güneşin Battığı Yer*, 1912 yılında.