Bir'in Adam’ı
Hayrullah Türker ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Mescidin avlusuna adım attığında, suyun keskin soğuğu tenine işledi. Bir köşede, tespihler ve namaz takvimleri satan tezgâh kurulmuştu; modern zamanların getirdiği kolaylıklar, ibadeti de bir meta gibi sunuyordu sanki. Merdivenlerden çıkılan cami, topraktan koparılmış, yüksek duvarlarla sokağın gürültüsünden yalıtılmıştı. Ayakkabılar kilitli dolaplara hapsedilirken, imamın üniforması cemaatten uzak, resmi bir duruşa bürünmüştü. İçindeki boğuntu artık dayanılmazdı.
Bir anda pencereye yöneldi, kendini caddenin ortasına attı. Hırkasını yere serip secdeye kapandı. Etrafında toplanan meraklı bakışlar, alay eden gülüşler, küçümseyen fısıltılar... Hiçbiri umurunda değildi. Polisler geldiğinde, adamın çevresini boşalttılar, beyaz şeritlerle alanı kapattılar. Ama yaklaşamadılar ona, hatta neden geldiklerini bile unuttular. Bir avuç toprak savurdu etrafa, dimdik doğruldu ve yürümeye başladı. Kordonun arasından.