Bir Tutam İnci
Salim Kara ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Kış gecelerinin sessizliğinde, köşede duran eski bir soba, yalnızca odunla değil, anılarla da yanar. Her çıtırtısı, geçmişin sıcaklığını çağırır adeta; çay demlenirken tüten buhar, sohbetlerin başladığının habercisidir. Patatesler közde pişerken, mısırlar kar taneleri gibi patlar, leblebiler ise sobanın üstünde kızarır. İster fırınlı olsun ister olmasın, közleri küllenir, dumanı bacadan süzülür gider. Eşrefoğlu’nun türküsünde olduğu gibi, soba sadece ısıtmaz; yorgun yüreklere dostluk, aç kalplere doyum olur. Her ateşin sönmeye yüz tuttuğu an, odun atılmazsa, sıcaklık da kaybolur. Oysa soba, yıllardır nice evin kışını bahara çevirmiş, nice insanın üşüyen ellerini ısıtmıştır. Saraylarda unutulan değeri, köy odalarında hâlâ yaşar; çünkü gerçek sıcaklık, lüks değil, samimiyettedir.