Bir Taksiciye Üç Kere Susarsan Bir Daha Konuşmaz
Onur Gökşen ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Taksinin arka koltuğunda duyduğum sohbetle irkildim: "Şu Tamer’i hatırlıyo musun? Uzun boylu, sakallı olan. Ee, dün gece kendini damdan attı." Arkadaşının şaşkınlığına aldırmadan içeri girdim. Üç hasta, daracık bir odada, beyin kanaması geçirmiş gibi yatıyordu. "Bu mu sosyal devlet?" diye geçirdim içimden, ama gözüm hemen Mithat’ın yanındaki sehpaya takıldı: yarım kilo muz, bir o kadar armut, elma ve yarısı boş kolonya şişesi. Bacanağıma gülümsedim, "Vay be, aslanım! Ne haber?" dedim. O an anladım ki, buradan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Eve dönmek artık bir seçenek değildi.