Bir Öğle Vakti
Rahmi Ali ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Babası hep aynı şeyi söylerdi: "O topraklar apayrı bir güzellikte." Serez Ovası’nın bereketini, yemyeşil ağaçlarını, insanın içini ısıtan havasını anlatırken gözleri uzaklara dalardı. "Orası altın yuvası," derdi, "başka hiçbir yer onun yerini tutamaz." Çocukluğundan beri bu özlemin ardında yatanı anlamaya çalışırdı. "Burada da güzel yerler yok mu?" diye sorduğunda ise babası hep aynı yanıtı verirdi: "Evet, ama orası bambaşka."
Annesi ise suskun kalmayı tercih ederdi. Yalnızca radyoda çalan Rumeli türküleriyle gözleri dolar, sessizce ağlardı. "Anne, neden?" diye sorduğunda, "Bilmiyorum," derdi sadece, "bu ezgiler beni alıp götürüyor." Bir gün ansızın elini tuttu: "Yunanistan’a gidersen, bana Drama’dan bir karanfil getir." Sözleri, yıllardır sakladığı bir özlemin yankısı gibiydi. O karanfil, belki de koparılmış bir geçmişin son izi olacaktı.