BİR KADIN GÖRDÜM YAĞMURDA
Sevgi SAYAR★★★★★
5.0 · 1 değerlendirme
Kitap Hakkında
Her yağan yağmurun kendisine felaket getirdiğine iyice inanmıştı. Hayal meyal hatırlıyordu; yağmurlu bir gün köylüler annesi ve babasının cesetlerini yıldırım isabet eden bir ağacın altında bulmuşlardı. O gün annesinin ’’ Bugün canım tarlaya gitmek istemiyor’’ dediğini hatırlıyordu Gülsüm. Yine yağmurlu bir gün muhtar başka bir köyde oturan zengin bir adama kendisini evlatlık vermişti. Adam muhtara ‘’ Hiç meraklanma, kendi evladım gibi büyütür gelin ederim’’ demişti. Yine gökyüzünün bombardımana tutulmuşcasına gürlediği, şimşeklerin çaktığı, yıldırımların düştüğü bir gece adam Gülsüm'ün odasına girmiş, onun örgülü uzun saçlarını okşayıp, onu yerde serili şiltenin üstüne yatırmıştı. Körpe vücudunu kocaman nasırlı elleri ile sıkıyor, dudaklarını ısırırcasına öpüyordu. Küçük kız, kaya gibi ağır vücudun altında eziliyordu. Koca bıyıklı adam kulağına bir şeyler fısıldıyor, ‘’Eğer kimseye söylersen seni öldürürüm’’ diyordu. Ve bu geceler devam etmişti. Henüz genç kız denemeyecek kadar ufak olan Gülsüm, bir gün karnının kabardığını, büyüdüğünü anlamıştı. Gülsüm'ün acı bir feryadından sonra ebe kadının ellerinde bir oğlan çocuğu biraz sonra başına gelecekleri biliyormuşçasına çığlıklar atıyordu. Adamın, henüz vücudu kanlı bebeği ebenin ellerinden kaptığı gibi alev alev yanan büyük sobaya atması bir dakika bile sürmedi. Ebenin gözleri sanki çukurlarından fırlamıştı. Adam sonra ebeyi tuttu, cebinden çıkardığı bir bıçakla kadının dilini kesti. Gülsüm bu dehşet karşısında dayanamamış, bayılmıştı. Adam kendinden geçen ebenin gözlerini yeniden bağladı. onu köye götürerek kapısının önüne bıraktı. Küçük annenin yüzünü bile pek göremediği yavrusunun feryadı gitmiyordu kulaklarından. Hafifçe kımıldadı. Bir horultu duydu. Adam sobanın arkasındaki şilte de uyuyordu. Küçük anne, bir bebeğin üstüne alevler yağdığını görür gibi oldu. Yavaşça kalktı. Gaz bidonu kapının yanında duruyordu. Sessizce onu aldı, camın önündeki sedire, kıtık yastıklara, kilimlere ve adamın üstüne boşalttı. Sonra gaz lambasının şişesini çıkarıp onu perdelere tuttu. Usulca evden çıkıp kapıyı kilitledi. Şimdi uzaktan seyrediyordu. Simsiyah bir duman gökyüzüne yükseliyordu. Sonra kızıl dilli alevler evi sardı, dumanları aşarak gökyüzüne yükseldi. Kısa bir zaman sonra köy evinin ve adamın yerinde molozlar ve küllerden başka bir şey kalmamıştı. Uzaktan alevleri gören köylüler kazma kürekleri kaptıkları gibi koşmuşlardı. Ama onlar için yapacak bir şey kalmamıştı. Gülsüm ise gülüyor, gülüyor, gülüyordu. Kahkahalarından köylüler ürkmüşlerdi. Küçük kızın gözleri yaş doluydu. Yaşlar yanaklarından yuvarlanıp boynundan göğsüne süzülüyor, o hala kahkahalarla gülüyordu. Son duyduğu sözlerse şunlardı: ‘’ Kız çıldırmış, evi yakmış, babalığını yakmış, zavallı adam’’ . Küçük annenin son kahkahaları dudaklarında, gözyaşları gözlerinde kurudu. Gülsüm, alnını dayadığı camdan yağmurdan kaçışan insanları seyrederken bunları düşünüyordu. Kaç yıl olmuştu. onu delirdi deyip bu akıl hastanesine kapatmışlardı. Yalnız vücudunun irileştiğini, boyunun uzadığını biliyordu. Ogün bugündür hiç konuşmamıştı. Konuşmuyordu insanlarla. Onlara boş gözlerle bön bön bakıyordu. Kafasında tek bir düşünce vardı. Bütün erkekleri o adama benzetiyordu. ‘’Yakmak lazım hepsini yakmak lazım. Yoksa bebeleri yakacaklar’’ diyordu kendi kendisine. Gülsüm'ün erkeklere olan öfkesi son haddini bulmuştu. Adeta dokunulduğu an patlayacak bir balona benziyordu. Elleri sinirli sinirli açılıp kapanıyordu. Bu dakikada bütün erkekleri rahatlıkla öldürebilirdi. Onların tırnaklarını sökse, gözlerini oysa, derilerini yüzse, onları parçalasa yine de içindeki kin sönmeyecekti. Gülsüm, güneş eteklerini toplayıp ağaçların tepesinde kaybolurken gecenin ona neler getireceğini biliyordu. ‘’Gecelerin Kadını’’ olmamak onun elinde değildi. Gündüz bambaşka bir insan, geceleri erkekleri baştan çıkartan bir fahişe. Eyvah yine sabah olmuyor Şu inatçı güneş neden doğmuyor Geceler yetmez mi hala duruyor Ağıran saçlarım oldu gün ağarmıyor Baktım ki geceler hep çırpınıyor Karanlık her gece beni arıyor Yemin etmiş sabahlar geri gelmiyor Ağaran saçlarım oldu gün ağarmıyor Ümitlerim geceler gibi kapkara Dalıyorum karanlık ıssız yollara Allah’ım ne yaptım ben sabahlara Ağaran saçlarım oldu gün ağarmıyor anahtar kelimeler: bir kadın gördüm yağmurda, aşk romanı önerileri, aşk romanı tavsiye, aşk romanı pdf, aşk romanı yazarı, aşk romanı kitapları, aşk romanı sözleri, aşk romanı indir, aşk acısı romanları, aşk romanları en çok okunan, aşk romanı eleştirileri, aşk romanları fiyatları, güzel aşk romanları, güzel aşk roman kitapları, güzel aşk romanları oku, güzel aşk romanları isimleri, en güzel aşk romanı hangisi, cinayet romanı, cinayet romanı oku, cinayet romanı önerileri, cinayet romanı yazarları türk, en iyi cinayet romanı, en iyi cinayet romanı yazarları, cinayet romanı kahramanları, türk cinayet romanı, bir kadın gördüm yağmurda, psikolojik romanlar türk, psikolojik romanlar listesi, psikolojik roman alıntıları, psikolojik roman adları, psikolojik aşk romanları, psikolojik aşk romanı, psikolojik romanın diğer adı, ağır psikolojik romanlar, ilk psikolojik roman denemesi, psikolojik roman en iyiler, psikolojik edebi romanlar, psikolojik romanlar türk edebiyatı, psikolojik ve felsefik romanlar, psikolojik gerilim romanlar, psikolojik gerilim roman, güzel psikolojik romanlar, psikolojik roman isimleri, psikolojik roman kitapları, psikolojik roman kahramanları, psikolojik konulu romanlar psikolojik kurgu romanları psikolojik roman onerileri psikolojik roman pdf polisiye psikolojik romanlar popüler psikolojik romanlar sürükleyici psikolojik romanlar psikolojik roman tanımı