Bir Eğitim Ülküsü Olarak Ruh Yüceliği
Ahmet Aydoğan ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İnsanlık, kendi yarattığı dünyanın tutsağı mı oldu? Schiller’in deyişiyle, sanatçı çağının çocuğu olabilir; ama o çağın körü körüne takipçisi ya da gözdesi olursa, kaybettiği yalnızca özgürlüğü olmaz. Bugün, ruhun yüceliğine duyulan özlem, geçmişe bir kaçış değil, insanın kendi derinliğinde kaybettiği değerlere yeniden kavuşma arzusudur. İçimizdeki soyluluk duygusu, hırs ve açgözlülüğün gölgesinde solarken, dışarıda da ahlaki çürüme kol geziyor. İnsan, hem kendi özünü hem de çevresini sömürerek özgürleşeceğini sanıyor; oysa bu tahakküm, sonunda onu insanlığından ediyor. Özgürlük, ekmek ve su kadar doğal bir ihtiyaçken, bugün bu ihtiyacın farkında olanlar bile yalnız kalıyor. Direnenlerin sesi kimsede yankı bulmuyor, çünkü çağ, yüceliği değil, alçaklığı ödüllendiriyor. Peki, bu kısır döngüden çıkış var mı? Ruhun soyluluğunu yeniden keşfetmek, belki de tek umut.