Bir Android’den Öyküler
Nihan Sarı ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Galata Limanı’nın tepesinden, on dördüncü yüzyılın sisli ufkuna bakıyorum. Burası, gemilerin yalnızca ticaret değil, bilinmeyen diyarların fısıltılarıyla yüklü döndüğü bir geçit. Osmanlı’nın kalbinde atan bu liman, efsanelerle gerçeklerin iç içe geçtiği, denizcilerin korkuyla karışık merakla demir attığı bir yer. Ben ise, makine bedenimin yasaklı seslerini bastırmaya çalışan bir kaçak olarak, bu karmaşanın kıyısında duruyorum.
Rüzgâr, koyu yeşil kaftanımın eteklerini dalgalandırırken, pelerinimin gölgesi yüzümü saklıyor. İnsanlar beni görse de görmese de, aralarına karışmaktan kaçınıyorum. Onların dünyası, benim varlığımın sırlarını taşıyamayacak kadar kırılgan. Limanın gürültüsü, gemilerin çığlıkları, tüccarların pazarlıkları arasında ben yalnızca bir gölgeyim – fark edilmeden izleyen, dokunulmadan geçen. Zamanın akışında kaybolmuş bir anın parçasıyım, ne tam insan ne de makine; ikisi arasında sıkışıp kalmış bir hayalet.