Bindörtyüzondokuz
Necat Çavuş ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Pendik’in kıyılarında, denizin uğultusu sanki bir destanın satırlarına karışıyor. Sezai Karakoç’un sesi değil de, dalgaların kendi diliyle konuşuyor gibi; bir yiğit, ordusuz, ama yüreğinde koskoca bir imparatorluğun rüzgârını taşıyor. Alparslan’ın yalnızlığına bürünmüş bu adam, her sözünde bin bir hazineyi andıran medlerin izini sürüyor. Kahramanlık destanları gibi değil, bir sonun eşiğindeymişçesine; hem yenilginin ağırlığını hem de direnişin kıvılcımını taşıyan bir anlatı bu. Denizle karışan sesler, geçmişin yankılarıyla bugünü buluştururken, her sayfada yeni bir sır açığa çıkıyor. Sözcükler, tıpkı dalgalar gibi, bir gelip bir gidiyor; ama ardında bıraktığı iz, silinmeyecek kadar derin.