Bildiğin Joyce
Ulick O'Connor ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
James Joyce’un hayatında en derin acı, kızının hastalığıydı. Babalık duygusunun ağır yükü altında ezilirken, kendi varlığının bu çaresizliği doğurduğuna inanıyordu. Lucia’yı iyileştirmek için Avrupa’nın dört bir yanındaki doktorlara koşturdu; hatta Carl Jung’a bile götürdü. Ne var ki Jung, Joyce’un eserlerine sıcak bakmadığı gibi, *Ulysses*’in geçmişe takılıp kaldığını söyleyerek alay etmişti. Lucia’nın tepkisi ise sert oldu: “Bu şişman, maddeci İsviçrelinin ruhumu kurtarabileceğine nasıl inanırım?”
Dublin’in boğucu havasından kaçan Joyce, ömrünü kelimelere adadı. *Finnegans Wake* için on yedi yılını, *Ulysses* için yedi yılını harcadı. Geriye kalan eserleri de aynı özenle yoğurdu. Ancak şimdi, geçmişin gölgesinden sesleniyor bize: Yazdıklarının ötesinde, bir babanın çaresizliği, bir sanatçının ıstırabı var. Onun dünyasında, kelimeler kadar sessizlikler de konuşur.