Belleğin Kış Uykusu
Mehmet Eroğlu★★★★★
4.0 · 15 değerlendirme
Kitap Hakkında
M., o alacakaranlıkta göğsüne saplanan tuhaf bir sancıyla uyandı. Sanki belleği, varoluşunun tam ortasında bir gedik açmıştı; geçmişi yoktu, anıları silinmişti. Saat altıyı gösteriyordu ve ayaklarının dibinde duran küçük bavul, sanki bir an önce yola çıkması gerektiğini fısıldıyordu. Nereye gideceğini, neden gittiğini bilmeden trene bindi. Vagonun tekdüze sallantısı içinde, parçalanmış anılarla dolu bir yolculuğa başladı. Yaşanmamış hayatlar, unutulmuş yüzler, duyulmamış sesler zihninde canlanıyordu. Bazen anlam arayışı, sevgiyi bile boğabiliyordu. M., belleğinin izini sürerken, Lerzan’ı, edebiyat öğretmenlerini, solan renkleri ve kaybolan melodileri hatırlamaya çalışıyordu. Bellek yoksa, suç da günah da yoktu belki de. Mehmet Eroğlu’nun bu benzersiz romanı, hayatın, sanatın ve ölümün sınırlarında dolaşan, düşsel bir sorgulama yolculuğuna çıkarıyor okuru. "Keşke birlikte rüya görebilseydik...