Başkan Dedi ki.. & Ruhi Muhtevasıyla Muhsin Yazıcıoğlu
Servet Turgut★★★★★
4.0 · 43 değerlendirme
Kitap Hakkında
Ruh, somut gerçeklik karşısında ne denli kaygan ve ele avuca sığmazdır; tıpkı bir ayetin işaret ettiği gibi, insana bahşedilenin sınırlı oluşu gibi. Onu anlamak, havayı çekiçle şekillendirip katı bir heykele dönüştürmeye çalışmak gibidir. Oysa somut olanın –insanın, nesnenin, olayın– ardındaki ruhsal derinlik, zihnin yeni bir imkânıyla buluşur. İnsan aklı, ruhun karşısında çaresiz kalsa da, bu kez o derinliği kavramaya soyunur; tıpkı bulutları yakalayıp yağmura çevirmek gibi.
Peki, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ömrünü adadığı dava neydi? Yüzündeki sıcaklık, bakışlarındaki derinlik, yüzeysel kutsallıkların ötesinde, yalnızca gerçek idrak sahiplerinin sezebileceği bir anlam taşıyordu. Ubeydullah Ahrar’ın müridine söylediği gibi, hakiki bir teslimiyet ya sende erimeyi, ya da seni dönüştürmeyi gerektirir. Sokrates’in düşünce dünyasını aydınlatan merak, öğrencisi Platon’un kaleminde evrensel bir söze dönüşmüştü. Peki,.