Başını Vermeyen Şehid
Ömer Seyfettin★★★★★
5.0 · 19 değerlendirme
Kitap Hakkında
Savaşın toz dumanı içinde bir an duraksadı. Gözleri, düşman saflarının gerisinde yatan iri bedene takıldı. O muydu? Kalbi yerinden fırlayacak gibi çarparken, siyah zırhlı bir atlı, kargısını yere serilmiş o cesede saplamış, durmadan işini bitirmeye çalışıyordu. Hızla koşarken ayağı bir taşa takıldı, yuvarlandı. Kılıcı elinden uçtu. Hemen toparlandı, ayağa fırladı, düşen silahını kaptı. Göz ucuyla bakınca, şövalyenin atından inip kargıladığı şehidin başını gövdesinden ayırdığını gördü. Dehşet içindeydi. Adam, kesik başı elinde, atına atlayıp kaçmaya hazırlanırken, Kuru Kadı son gücüyle ona yetişmek için koştu. Birden sol yanından Deli Hüsrev’in kalkanını savurarak bağırdığını duydu: *"Mehmet! Canını verdin ama başını verme!"* Ses, savaşın gürültüsünü bile bastırmıştı.