Başak Anne
Mustafa Özçelik ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Bir sabah kahvaltısında, küçük kızının bayat ekmeğe itirazıyla başlar her şey. "Anne, bu ekmek yenmez ki!" diye söylenir çocuk. Annesi ise gülümseyerek karşılık verir: "Öyle mi dersin? Peki, ekmek de senin gibi duyguları olan bir şey olsaydı, nasıl hissederdi sence?" Kız şaşırır. "Ekmek mi? O canlı değil ki!" Annesinin sesi bir an ciddileşir: "Canlı değil miymiş? Bir zamanlar tarlada başakken, güneşle büyüyen, yağmurla beslenen bir canlıydı o. Unutma, her lokmada bir emek var."
Sessizlik çöker sofraya. Küçük kız, elindeki ekmeğe farklı gözlerle bakar artık. Annesinin sözleri, sadece bir ekmek parçasını değil, hayatın kendisini anlamlandırmasını sağlar. Bu kısa ama derin diyalog, minik yüreklerde sorumluluk ve değer bilme duygusunun tohumlarını eker.