Bana Bir Resim Getirdiler
Şükrü Elçin ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Uzak bir el, doğduğu topraklardan çekilmiş soluk bir fotoğraf uzattı ona. Cindilli Bayırı’nın alacakaranlıkta kaybolan hatları, Camiiatik Mahallesi’nin tozlu sokakları, Dörtyolağzı Çeşmesi’nin hâlâ şırıldayıp şırıldamadığını merak ettiği bilek kalınlığındaki suyu... İşte orada, Çelenklioğlu Halil’in ahşap konağı, Kasım ayına kırk gün kala dünyaya geldiği ev. Bahçesinde dedesinin İstanbul dudunu, nineminin Şam kaysısı diktiği, gölgesinde sipahilerin, müderrislerin anılarının dolaştığı o konak. Birden, nineminin amcası Talha Bey’in hikâyesi zihninde canlandı: Bulgar eşkiyası tarafından kaçırılmış, fidye olarak on bin altın istenmişti. Ailesi yarısını ödeyebilmiş, karşılığında ise kanlı bir mendilde iki kesik kulak gelmişti Florina’ya, Aktaş Mağarası’ndan. Fotoğrafın buğusu arasında kaybolan geçmiş, sanki o an yeniden soluk almaya başlamıştı.