Aysona
Hüdayi Can★★★★★
5.0 · 13 değerlendirme
Kitap Hakkında
O topraklarda düşünmek bile suçtu. Balinaların huzurunu kaçıran sorular sordu diye bir kadın şair, akıl hastanesinin soğuk duvarları arasına hapsedilmişti. Adı Aysona’ydı; camın ötesinde çırpınan beyaz bir kelebek gibi, dışarı çıkamayan bir yürek. Onun çaresiz kanat seslerini, o sessiz çığlıkları yalnızca Hasan duyabiliyordu. O da aynı dünyanın içinde, farklı bir yalnızlıkla.
Üç elma düşer gökten, gerçeğin kırık aynalarında parçalanırken. Yıllar geçer, tozlar birikir, yürek yine de uslanmaz. "Olgunluk diyarı"na varamadım, diyor anlatıcı, ama asıl mesele çocuksu bir masumiyet değil. İçindeki vahşi tay, gem vurulmamış, yular tutulmamış; zamanla sadece daha da azgınlaşmış. Gemi azıya almış giderken, hangi fırtınalı iklime sürüklendiğini bilmeden.
Oysa bir zamanlar siyah kargaların altında, dökülen yaprakların halı olduğu bir günde, dudaklarından dökülen sözler hâlâ kulaklarında. Ruhu, o binanın.