Ayasofya
İsmail Bağış ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Anadolu’nun kapılarını Türkmen atlarına açan destan, kılıçların şakırtısıyla değil, yüreklerde yankılanan bir inançla başlar. Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarından kopup gelen akıncılar, ak kısrakların sırtında karaları ve denizleri aşar. Her adımda büyüyen bir medeniyetin tohumları, Anadolu topraklarına düşer. Çağrı Bey’in öncülüğünde başlayan yolculuk, Tuğrul Han’ın kılıcıyla şekillenir; Melikşah’ın hükümdarlığında doruğa ulaşır. Alparslan’ın zaferleri ise bu topraklara yeni bir soluk getirir.
Yesevi’nin hikmetleri, Yunus’un sevgi dolu dizeleri, Mevlana’nın aşkla yoğrulan sözleri, gönüllere nakşedilir. Anadolu, sadece fethedilen bir coğrafya değil, aynı zamanda yeniden doğan bir ruhun adı olur. Kılıçlar kınına girerken, tekbirler ezanlara karışır; ham gönüller, ilahi bir ışıkla aydınlanır. Bu topraklarda yükselen her kubbe, atılan her temel, bir medeniyetin izlerini taşır. Ayasofya da bu büyük.