Avrupa Birliği ve Tarım
Abdullah Aysu ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Günümüzde küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türkiye’nin tarım sektörü de köklü bir dönüşümün eşiğinde. Ancak bu değişim, toprağın ve üreticinin aleyhine işliyor. Küçük çiftçiler, geçimlerini sürdüremez hale gelerek topraklarını terk etmek zorunda kalırken, bu alanlar büyük şirketlerin ya da sermaye gruplarının kontrolüne geçiyor. Çok uluslu tarım ve gıda devleri, Latin Amerika’da olduğu gibi doğrudan toprak satın almak yerine, Türkiye’de sözleşmeli üretim modeliyle çiftçileri kendi sistemlerine bağlıyor. Böylece tarım, kültürel bir miras ve yaşam biçimi olmaktan çıkıp, şirketlerin çıkarlarına hizmet eden bir sektöre dönüşüyor. Oysa tarım, sadece üretim değil, bir toplumun geleceğidir. Hem üreticiyi hem de tüketiciyi doğrudan ilgilendiren bu alan, sermayenin tekeline bırakılamayacak kadar hayati bir öneme sahip.